|
Yazar Administrator
|
|
Cumartesi, 24 Kasım 2007 |
KÖYÜMÜZ
 1924 Mübadelesi öncesinde bir Rum köyü olan Evrencik, bu yıldan itibaren Rumların Yunanistan'a dönmesi ile Türk köyü haline gelmiş, Balkanlar'ın çeşitli yörelerinden gelen Türklerin iskanı ile bugüne ulaşmıştır.Mübadele döneminde Selanik ilinin Drama ilcesine bağlı ILICA-HALIKÖY ve HIDIRKÖY den gelenler çoğunluktadır.
 
Yunanistan,Bulgaristan,Yugoslavya ve Arnavutluk'tan göçen insaların oluşturup birlikte yaşadıkları,balkan kültürlerinin buluştugu köyümüz nüfusu 1500-2000 arasında değişim göstermektedir.

Uzun zamandır köyümüzde görev yapan Köy İmamı arkadaşımızın büyük gayretleri ile ekonomik durumu iyi olan köylülerimizin de katkılarıyla Evrencik köy camii restore edilmiş ve Vize ilçesinin büyük köylerinden sayılan Evrenciğin hak ettiği görünümü kazanmıştır.

Eğitime çok önem veren köyde iki adet okul bulunmaktadır.Eğitim ordusuna verdiği öğretmen sayısı ile Trakya'nın en çok öğretmen yetiştiren köylerinden biridir..

1960'lı yıllarda Türkiye'de başlayan iç göç sonucu nüfus azalması yaşanmış ve yaşanmaktadır. Köyümüz bir orman köyü olarak geçim şartlarının zorluğu nedeniyle terkedilmişliğin ve viraneliğin pençesinde idi.Ama son yıllarda İstanbul- Çerkezköy - Kapaklı gibi yerlerde çalışıp belli bir ekonomik güce ulaşan, emekliliğe hak kazanan Evrencik'li doğal kaynakları ve güzelliği için köyüne ilgi göstermeye başlamıştır. Köyünün yeniden imar ve inşası için çabasını arttırmıştır. Özellikle çalışıp emekli oldukları yerlerde kışı geçiren köylümüz yaz aylarını köyde geçirebilecekleri bahçeli müstakil evler yapmaktadırlar

İstanbul'a 145 km mesafe de olan köyümüz hafta sonlarını özellikle doğayla iç içe geçirmek isteyenler için ideal bir yerdir.Yollarının iyi olması(özel araba ile 1,5 saate varılabilir) ve köyün doğal yapısının bozulmadan korunması tercih sebebi olarak kabul edilebilir.Ormanların ve bitki örtüsünün çeşitliliği, baharla birlikte canlanan doğadan toplanabilecek çeşitli şifalı otların bolluğu da bir başka tercih sebebi olarak sayılabilir.

İncekoru,Kocakoru,EskibağlarKazandere,Papuçdere gibi tamamen doğallığını koruyan grup gezileri ve gece kamplarının yapılabileceği alanlar, İstanbul'daki Belgrat Ormanları niteliğinde ama onlardan çok daha sakin doğal bir ortam sunmaktadırlar.Özellikle yöredeki meralarda yetiştirilen hayvanlardan elde edilen etin lezzetini, köylünün geçim kaynağı olan mangal kömüründe piknik alanlarında pişirip yemek tarif edilecek bir lezzet değil; mutlaka yaşanması gerekir...
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 24 Kasım 2007 )
|